Emine Beder: Amaç reyting Burada yemek öğretilmiyor. Amaç kesinlikle şov ve reyting. Zaten insanlar da bir şey öğrenmek için izlemiyorlar. Bizim kültürümüzde 'eline sağlık' diye bir söz var. Bu cümle burada hiç geçmiyor. Sürekli eleştiri. En çok da insanları yerden yere vurarak yapılan eleştiriler üzüyor. Keşke yemeklerin sorgulandığı bir program olsaydı. Daha öğretici olurdu. Ayşe Tüter: İzleyici dedikoduyu seviyor Kesinlikle doğru bulmuyorum. Bizim insanımız da maalesef dedikoduyu ve çekişmeyi seviyor. Böyle şeyler daha çok ilgi görüyor. Keşke imkânımız olsa da ekranda yemek eğitimi versek. Yemekte kıl da çıkabilir, ama bunu gözümüze sokmanıza gerek yok. Mide bulandırıcı... Sedef İybar: Bu kadar çirkin değiliz Yemek kültürünü yok eden bu kadar rezil bir şeye insanların ihtiyacı yok. Biz bu kadar çirkin değiliz. Böyle bir sofra kültürümüz yok. Konuşma adabımızın bu kadar aşağı olduğunu düşünmüyorum. Şu an bunları konuşuyor olmak bile onlara prim yaptırır. Keşke bana bir yemek tarifi sormuş olsaydınız. Oktay Aymelek: Reyting için insanları zehirlemeyelim Yemek programı değil bir kere. Hoş olmayan davranışlar ekrana yansıyor. Bir de misafirliğin adabını, usulünü yerle bir ediyorlar. Kimsenin kimseye saygısı yok. Gençlere kötü örnek oluyorlar. Yapılan işler normalmiş gibi algılanabilir. Zaten format değişmiş, dedikodu programı olmuş. Faydası yok, zararı var. Reyting için insanlar zehirlenmemeli. Eyüp Kemal Sevinç:Mutfağımıza katkısı olmaz Tartışmalar 'gelin kaynana' programlarını andırıyor. Yemek kültürümüze bir katkısı yok. Verilen tarifler boş. Reyting amaçlı yapılmış işler, ancak izleyici ilgi gösteriyor. Fazla uzun süreceğini zannetmiyorum. Dedikodu, tartışma ve yarışmacıların birbirlerini aşağılamalarıyla gündeme gelen Show TV'nin 'Yemekteyiz' programına izleyicilerin ardından en sert tepki yıllardır televizyonlarda yemek programı yapan ustalardan geldi.
Samanyolu'ndan Oktay Aymelek (Oktay Usta), Digitürk'ten (Elmax) Emine Beder, Ayşe Tüter (Türkmax), Sedef İybar ve Star TV'de program yapan Eyüp Kemal Sevinç, 'Yemekteyiz'in bir yemek programından çok reyting amaçlı yapılmış bir 'şov' programı olduğu görüşünde birleşti. Programın yemek kültürümüzle uzaktan yakından ilgisi olmadığını söyleyen Oktay Aymelek, "Reyting için insanları zehirlemeyelim." derken, Sedef İybar, "Bugün keşke bunu konuşmasaydık. Siz bana yemek tarifi sormuş olsaydınız. Biz toplum olarak bu kadar çirkin değiliz." şeklinde konuştu. Show TV'de hafta içi her gün ekrana gelen program daha önce de Amerika, Fransa, Almanya, İngiltere, Macaristan, Danimarka <_script /><_script />ve Hırvatistan televizyonlarında yayınlanmıştı. Program, yarışmacıların birbirinin arkasından konuşması, hiçbir yemeğin beğenilmemesi, dedikodu ve ev sahibi-misafir ilişkilerini yerle bir etmesiyle kamuoyunda eleştiri alıyor. Değişik yaş gruplarından, farklı mesleklerden, farklı kültürlerden oluşan yarışmacılar zaman zaman kavgaya varan tartışmalar yaşıyorlar...
-
20/12/2008 · Kategori: TV & Sinema- Show
İŞLERİM AZALMADI Dilek Hanif: Müşterilerimizin az olduğu bir sezondayız zaten. Ama benim işlerimde bir değişiklik olmadı. Önümüzdeki günlerde yapılacak birkaç düğün var. Bir iki tane de davet olacak, onların hazırlıklarını yapıyorum. Şehriban İpek: (Seda Sayan'ın modacısı): Kriz bizim piyasayı da çok etkiledi. Biz malzemeyi alırken de, kumaş olsun düğme olsun her şeyi dolarla alıyoruz. Ama mecburen herkes gibi biz de kısmi olarak indirime gidiyoruz. İndirim isteyen sanatçılar var. Birde benim gözlemlediğim, sanatçılar artık eskisi gibi yurtdışına giyim alışverişine gitmiyorlar. Herkes daha tutumlu oldu. SATIŞLAR HiÇ PARLAK DEĞiL Nur Yerlitaş: Ebru Gündeş'in elbiselerini ben dikerim ama bir gece arayla Bostancı konserinde ve Popstar'da giydiği o mavi elbiseyi ben dikmedim. Satışlarımız hiç parlak değil. Kriz herkesi etkilediği gibi bizi de etkiledi. KENDiM DiKiYORUM Nez: Paraya değer veren bir insanım, artık sahne kostümlerimi kendim hazırlıyorum. Elim iğne iplik tutar, moda işinden iyi anlarım. Sahne ücretimde indirim yapmadım. Çünkü herkes astronomik fiyatlara giderken ben zaten çok normal fiyatlara gidiyordum. Yıllardır sadece emeğimin karşılığını istiyorum. O yüzden şimdi onlar fiyat indirip evde otururken ben yıllardır olduğu gibi yine normal fiyatlarla işlerimi yapıyorum iNDiRiM TEKLiFLERi GELiYOR Erol Albayrak: Biz biraz daha üst sınıfa hitap ettiğimiz için en çok darbeyi biz yedik. Krizler projelere sponsor bulma şansımızı azaltıyor. Herkesin dilinde, 'kriz var, kriz var'. Kriz var diye ölecek miyiz? Hayat bir şekilde devam ediyor. Azla da yetinmek diye bir şey vardır. Azla yetinelim o zaman. İndirim teklifleri geliyor. Fiyatlarımı indirmiyorum. Çünkü 3'ü 5'e yapmıyorum ki, 5'i 3'e indireyim. Modacıları
anlattı
Sanatçıların kostümlerini diktirdikleri modacıları onların ekonomik kriz önlemlerini anlattı. Bülent Ersoy, Seda Sayan, Nez, Ebru Gündeş krizde ne giyiyorlar artık?
'A.R.O.G.' filminde Prenses Ceku'yu canlandıran Özge Özberk, evliliğini anlattı.
Evlilik nasıl gidiyor?
- Görüşebilsek, çok güzel gidecek. Ama ben çok yoğunum.
Eşiniz maden işletmeciliği yapıyor. Çok farklı iki meslek dalından olmanız, evliliğinizi nasıl etkiliyor?
- Aslına bakarsanız çok daha keyfli. Benim çok anlamadığım konular olan mali konulara Hayim çok hakim, bana alternatifli çözümler getirebiliyor. Tabii ki senaryo seçimi konusunda ona danışamıyorum, ama aynı meslekten olsak hiç görüşemeyeceğiz... En azından birilerinin evde olması gerekiyor! Sonuçta evimin erkeği evde, bunu biliyorum.
Nasıl tanışmıştınız siz?
- Bizim Hayim ile ortak noktamız müzik. Kulüpleri çok seviyoruz. Önemli bir DJ’in geldiği bir partide tanıştık. Başlarda arkadaştık ama ben çok aşık olmuştum.
İlk görüşte aşk mıydı?
- Evet, neredeyse!
Tez zamanda çocuk istiyorum
Eşiniz Musevi... Tuğçe Kazaz’ın eşinin Hristiyan olması ve yaşananlar çok ses getirmişti. Sizin ilişkinizde din farklılığı bir sorun yarattı mı?
- Hayır, hiç sorun olmadı. Asıl önemlisi dürüst ve iyi insan olmak bence... Benim ailem Hayim’i çok seviyor, belki benden çok onu arıyorlar. Ben de onun ailesini çok seviyorum.
Ne zaman çocuk sahibi olmayı düşünüyorsunuz?
- Anneliğin işle beraber çok fazla yürüyeceğine inanmıyorum ben. Ben bu dizi için çocuğu erteledim. Tabii dizinin İstanbul dışında çekilmesinin de etkisi var. Ama tez zamanda bir çocuk istiyorum.
Evlilik teklifi Central Park’ta geldi
Evlilik kararını almak sizin için zor oldu mu?
- Sürpriz oldu. Hiç aklımda olan bir şey değildi. Amerika’ya gitmiştik ve yorucu bir günün ardından ben "Eve gidelim" diye tutturdum ama Hayim "Central Park’ta dolaşalım" diye ısrar etti. "Ne işimiz var, çok yorgunum" dedim ama beni bir şekilde razı etti ve faytona bindik. Ben karanlıkta etrafımı görmeye çalışırken, kafamı Hayim’e bir çevirdim, elinde yüzükle duruyordu. Çok romantikti. Bir sene sonra evlendik, toplam dört senedir birlikteyiz!
Hatice Aslan'ın "Bir erkek iki kadınla beraber olmalı" sözleri programa damgasını vurdu. "Kürşat Başar'la" programının cumartesi akşamı yayınlanacak bölümüne, Hatice Aslan'ın "Bir erkek iki kadınla beraber olmalı. Biri her şeyini paylaştığı dostu, arkadaşı diğeri de yattığı insan" sözleri damgasını vurdu.
CNN TÜRK'te yayınlanan "Kürşat Başar'la" programının bu cumartesi akşamı yayınlanacak ikinci bölümüne Hatice Aslan, Mehmet Yılmaz, Demir Demirkan, Fadik Sevin Atasoy, Canan Ergüder, diyetisyen Gonca Güzel ve ressam Özgür Korkmazgil konuk oldu. Çekimleri Beyoğlu'ndaki Mısır Apartmanı'nda bulunan Casa D'ellarte adlı sanat galerisinde yapılan sohbet programının en ilginç dakikaları, Hürriyet yazarı Mehmet Yılmaz ve "Üç Maymun" filmindeki rolüyle dikkat çeken Hatice Aslan arasında geçen diyalog sırasında yaşandı. Programa damgasını vuran
![]() |
Mehmet Yılmaz: Evlilik kurumu insan tabiatına uygun bir şey değil.
Kürşat Başar: Tabiata uygun değil mi?
Mehmet Yılmaz: Hayır...
Hatice Aslan: Çok cesur bir laf olacak, 10 yıl sonra belki gerçekleşir ama bir erkeğin ya da bir kadının bir dostu, bir de beraber olduğu insan olmalı mutlaka. Yani bir erkek iki kadınla beraber olmalı, biri her şeyini paylaştığı dostu, arkadaşı olmalı diğeri de...
Mehmet Yılmaz: (Gülerek) Ağzından bal akıyor!
Hatice Aslan: Yattığı insan olmalı... Ama böyle bir şeye insanoğlu olarak şu anda hazır değiliz.
« Önceki Yazılar :|: Sonraki Yazılar »











